Yazar: Nemo

  • Bu Sıralar #1

    Bu Sıralar #1

    Bu sıralar dağa taşa geçiresim falan yok, iyiyim genel olarak şaşırtıcı bir şekilde. Sanırım hayatım tas tamam olduğundan dolayı olabilir. Çok yoğun çalışıyorum ama aşırı aşırı mutlu ve huzurluyum. Sevdiğim işi, sevdiğim koşullarda yapıyorum. Biraz ücretim düşük bu yorgunluğa ama gene de huzurlu gidiyorum.

    Boş zamanlarımı değerlendirecek bir şey bulamıyorum yalnız, o sıkıntı. Stranger Things izliyordum, bitti. Oyun oynuyordum, heyecanı kaçtı, eskiden internette boş gezmek bile aşırı hoşuma giderdi, artık o da gitmiyor ve böylece kafayı yememe 5 kalıyor boş zamanlarımda. Bugün deli gibi dolandım durdum mesela evin içerisinde. Sürekli bir şeyler üretmek, ortaya koymak ya da bir şeyler oynamak-izlemek-dinlemek-okumak isteyen birisiyim ama genelde hiçbirini seçemeyip mal gibi zaman geçiririm.

    Bu sıralar neyi yapacağımı da şaşırmıyorum hiçbiri içimden gelmemeye başladı. Bunun nedenini bilmiyorum. Strangers Things’i gerçi baya iple çeke çeke bitirdim, personel servisinde dahi izledim ama sonra gene boşluk. Oyun bulamıyorum oyun. Bir sürü kütüphaneye erişimim var steam, xbox gamepass, epic store gibi gibi onlarca yüzlerce oyuna erişimim var ama hiçbirisine de elim gitmiyor oynamaya.

    Bir sürü ama bir sürü oyun indirdim lan. gerçi şu sıralar bir iki tanesine kanım ısındı gibi duruyor, umarım ısınır daha da. Sniper Elite 5 ve “Symphony of War The Nephilim Saga” diye iki oyuna sardım. Şimdilik iyiyiz bakalım, sniperlığın şanına uygun gizliliği henüz tam tahsis ve tesis edemesem de güzel…


    Ancak kitap okumaya tekrar başladım! Bu işte güzel haberlerden birisi. Pek tabii tekrar alışmak için daha önce okuduğum favori kitaplarımdan birisini bitirdim, İnce Memed serisi. Bunu ayrıca bir yazasım var zaten o yüzden onu sonra konuşuruz. Umarım devam ettirebilirim. Şimdi de Doğu Ekspresinde Cinayet okuyorum, bakalım.

    Müzik dinliyorum, her zaman dinliyorum ama sanki bu aralar kendi çalma listemden uzaklaşıyormuşum gibime geliyor. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi herhangi bir yorumum yok bunun için. Madrigal, Dedüblüman ve Tan Taşçı gibi şeyler dinliyorum ve hiç farkında değilim bütün gün dilimde döndürüp duruyorum.

    İşte bu sıralar durumlar böyle. Daralıyorum, bunalıyorum ve isyan ediyorum isyan! Haydi eyvolle.

  • Dingin ve Dandik Bir Hayat

    Dingin ve Dandik Bir Hayat

    Bu blogun hiçbir anlamı yoktur. Daha önceden daha özene bezene yazdığım bir WordPress blogum vardı ancak sikerler. Zaten anasını sattığımın nicki de afişe olmuştu artık, rahat rahat yazamıyordum. Biraz daha rahatlamış oldum bu blogspot ile. Unutmuşum buranın varlığını bile. E unutmam da abuk değil, 100 yıl oldu ben burayı kullanmayalı, okumayalı etmeyeli.

    En son ne yazdım falan hiç bilmiyorum. Blogu yedek almadan sildim ama en son askerliği yazmışımdır büyük ihtimalle. Askerden döndükten sonra her şey çok çabuk ilerledi, şak diye iş teklifi geldi. Aslında teklif de sayılır, başvuru da… Bilemedim. Her neyse, stajımı yaptığım yerde işe başladım. Maddi olarak çok tatmin etmiyor, hatta bu maddiyata göre biraz fazla yoruluyorum diyebilirim ama kafam rahat. Önceki çalıştığım yerin aksine buradaki tek derdim hastaları görmek, takibini yapmak ve terapisini uygulamak. Önceki yerde iyice bokunu çıkartıp pazarlama pozisyonuna bile baktıracaklardı az kaldı…

    Aslında dandik falan da değil ha, tek sorunum yorulmak ona da can kurban. Tabii sağımız solumuz sağlıksızlık oldu. Sayın, sevgili ve pek değerli partnerim ile hep üst üste sağlık sorunları ile uğraştık. Sadece kendimizin de değil, çevremizde de baya insan döküldü. Şimdi de bambaşka sorunlar falan filan hayat resmen devam ediyor, adeta!

    Yazmak da gelmiyor içimden bakmayın ama genede içimdeki diğer kurt da sürekli bir üretkenlik isteğiyle dürtüyor beni. Ancak DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) muzdaribi bir birey olmam ne yazık ki işlerin içine sıçıyor. Bir yandan oyun oynamak istiyorum, bir yandan yazılım öğrenmek istiyorum, bateriye tekrar çalışıp adam akıllı bir seviyeye gelmek istiyorum ve en çok mesleki gelişim için okumak – yazmak istiyorum ama hiçbirini yapamıyorum. Kafamda binlerce plan var ancak asla ve asla birisini seçip uygulamaya geçemiyorum anasını satayım.

    Bilmiyorum, bir de bu aralar canımı çok sıkan bambaşka bir durum var. Uzun zamandır TickTick diye bir uygulama kullanmaktaydım. Bu aslında basit bir yapılacaklar listesi uygulaması, bir çok işe yarar ek özelliği de vardı. Çok sağlam bildirimleri vardı, görmezden gelemiyordum. Günümü ve hatta haftamı planlarken çok işime yarıyordu. Ücretli versiyonunu kullanıyordum, 8,99₺ iken birden 40₺’ye çıkarttılar. E tamam uygulama benim için önemli ama 40₺ verecek kadar da değil, yani öyle ama ne bileyim çok geldi birden 5 kat fiyat girmesi… Alternatiflerini araştırıyorum, çok fazla alternatifi var tabii ki ama hepsinin birer eksiği çıkıyor ve asla içim sinip abone olamıyorum uygulamaya…

    Bir de sanırım gene kan değerlerimde bir kaç vitamin, mineral falan bişiler eksildi. Ne kadar uyursam uyuyayım asla ve katta dinlenemiyorum. Çok yorgun hissediyorum kendimi sabahları da akşamları da. Asla ve asla dinlenemediğim gibi asla motive de olamıyorum hiçbir şeye. Buna da en çok manitacığım kızıyor tabii ki gece 23:00 dolaylarında esnemeye başlayınca. Bakalım neler olacak…