Sosyal medya hiçbir zaman benim eleştiri alanlarımdan bir tanesi olmadı. Herkesin her şeyi, istediği gibi paylaşsın yazsın. Hatta ana bacı mı yapılacak, yapılsın ama bireysel olarak yapılsın, toplu linç şeklinde hoş olmuyor. Bunların hepsi okay ama o orada kalsın, reel hayata yansımasın. Hatta siyasetten arınmış bir yer olsa daha da müko bile olabilirdi ama yarrak öyle olur, o başka bir açısı. Ha bizim ülkenin insanı o işi orada bırakabilir mi, yarraaamı bırakır. Hiçbir insan evladı internette bırakamaz, sırf bizim davarlarımız da değil tabi ama olsun. Ben bizden olana söveceğim.
Kafamı attıran iki konu oldu ikisi de aslında sosyal medyanın dışında konular ama tezahürü sosyal medyada meydana gelince ister istemez ben de şikayet ettiğim şeyi ucundan yaparak sosyal medyaya patlıyorum.
İlk öfkelendiğim şey “SMA hastalarının terdavi ücretleri faturalarımıza 1₺ yansıtılsın” nanesi. Lan oğlum lan at yüküyle vergi veriyoruz, ayıptır yazıktır. Bunun muhattabı ben olmamalıyım. Sağlık Bakanlığı ne boka yarıyor bu ülkede? Başkent Belediye Başkanı çıktı “yeni evli çiftler çocuk yapmayı düşünüyorsa gelsinler SMA testi yapalım” dedi. Ahbap gibi platformlar sürekli bunun üzerine kampanya düzenleyip para topluyor. Anasını satayım, 2 çocuğu SMA’dan dolayı hayatını kaybetmiş insan çıkıyor 3. çocuğu yapıyor ve yardım kampanyası talep ediyor. Lan zaten önceden belirlenebiliyor bu hastalık, test yaptıracaksın ve varsa öncesinde tedavisini olacaksın. Yok devlet karşılamıyormuş, sike sike karşılatacaksın! Organize olacaksın ve tepki göstereceksin, hayırdır amına koyayım? Ben neden sen yumuşak götünü kaldırıp da hak talep etmiyorsun diye ekstra maddi yükün altına giriyorum lan? Sikik instagram kampanyasını eleştrirenlere de diyorlar ki “bu çocukların devleti bekleyecek vakti yok”, eee yani? SGK nasıl karşılamıyor bunu, nasıl karşılamaz anasını satayım? 6000 doğumda bir gözüküyor bu durum yani kaba hesapla 1 yılda doğan 180 çocukta bu durum var ve tedavisi var. Yeteri kadar devlet kapısı aşındırmayan da gelip para istiyor şaka gibi anasını satayım.
Bir diğer öfkelendiğim şey Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ekrem Karakaya’nın öldürülmesinden sonra başlayan “hastanelere xray koyulsun” kampanyası. Aslında bunu şöyle bir görselle özetleyebiliriz sanıyorum, uzun uzun gene de yazacağım tabii ki ama olsun:


Yani gerçekten 1 aydır her gün intikam yeminleri eden, sosyal medya paylaşımları absürt içerikler barındıran, 170km yol tepen bir anti-sosyal pisliği sizin hastanenin girişine koyacağınız sikindirik xray mi engelleyecek? Bu adam hastanede öldürmezse siktirip başka bir yerde öldüremez mi gerçekten sizce? Bir meslek grubunun hayati güvenliğini sağlamayı sizce de ufacık bir cihaza indirgemeniz o sikindirik beyinlerinizin durumu hakkında size fikir veriyor mu acaba? Hiçbirinizin niyetinden şüphem yok ancak neticeye baktığımız zaman bu söylemlerin aptalca olduğunu değiştirmiyor… Hadi bakanlık girdi ihaleye, aldı kendi yandaşlarından yüzlerce belki binlerce xray cihazı ve koydu her hastaneye ve genede bir sağlık çalışanı öldürüldü bu yüzsüz herifler çıkıp “e xray de koyduk dediğiniz gibi ama oluyor böyle münferit şeyler ehem öhöm” demeyecek mi? Ya da onu da geçtim, herif hastanede öldürmedi. Çıktı, takip etti, evinin önünde öldürdü. Eee noldu şimdi? Ne değişti anasını satayım?
Ayan beyan ortada olan olayı bile “aynı hastanede çalışan bir sağlık çalışanı başka bir sağlık çalışanını vurdu” şeklinde çarpıtan bu aşağılık herifler, sırf olay politik gözükmesin diye bu durumu “şahsi mevzu, böyle suçların azalması için idam şart” şeklinde çarpıtıp seni parmağında oynatmayacak mı? Anasını satayım, herifin o kadar etki gücü var, “onlar bizim baş tacımız” gibi bir konuşma yapacağına çıkıyor “giderlerse gitsinler, monşerler, kaymak tabaka” gibi laflar söyleyebiliyor ama sen xray koyunca durum hallolacak hemi?
Eğitim cehaleti alır, eşeklik baki kalır diye bir laf var ya, hah, o bizim ülkede çalışmıyor. Bizde cehaleti alabilecek bir eğitim de yok çünkü. Bir şey eksiltmeye yönelik hiçbir öge yok eğitimimizde, sadece veriyor amına koyayım. Siyasi okur yazarlık, toplumsal refleks falan gerçekten hiçbirisi yok ve beni asıl sinir eden şey tam olarak bu. Genel kültür dümdüz bilgidir. Önemli olan bilimsel düşünme, objektif değerlendirme becerilerini halka, insanlara ya da çocuklara katabilmektir. Yoksa bu anasını sattığımın halkı sağa bakarken soldan sürekli yer küsküyü.

